Eren'in yorgun gözlerinde, umutsuzluğa karşı inatçı bir kararlılık parladı. Bu, sadece kayıp bir köpeğin hikayesi değil, şehrin gölgesinde yitip giden masum bir kalbin çağrısıydı. Yağmur durmuştu, ama asıl fırtına şimdi başlıyordu. Devamı Gelecek...
“Eren (çocuğun gözlerinin içine bakarak, sesi kararlı ve şefkatli): Sakın korkma evlat. Köpükü bulacağım. Ve bu Murat Amca meselesi... ne kadar derin olursa olsun, çözülecek. Hiçbir şey, bir çocuğun umudunu çalmaya değmez. Sen burada güvendesin, biraz dinlen. Benim gitmem gereken bir yer var. Bu gece, uzun bir başlangıç olacak.
Çocuk (gözlerinde yaşlar kurumuş, küçük bir umutla): Gerçekten mi Eren Amca? Onu geri getirecek misin?
Eren (hafifçe gülümser, elini çocuğun omzuna koyar, sesi alçak ama kesin): Söz veriyorum. Ve unutma, en karanlık gecede bile, daima bir umut ışığı vardır. Sen o ışık ol.”